İnşaat sektörünün farklı alanlarındaki veriler incelendiğinde, büyümenin genele yayıldığı dikkat çekiyor. Takvim etkisinden arındırılmış endeks 150,4 puana çıkarak tarihi bir zirve yaparken, alt kırılımlarda da çarpıcı yükselişler yaşandı:
Bina inşaatı endeksi: Yüzde 8,4 artışla 175,1 puana,
Bina dışı inşaat projeleri: Yüzde 5,8 artışla 97,4 puana,
Özel inşaat faaliyetleri: Yüzde 5,5 artışla 131,5 puana yükseldi.
2024'ün Yavaşlaması 2025'te Telafi Edildi
Verileri değerlendiren İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, bu tabloyu bir "normalleşme" süreci olarak nitelendirdi. 2024 yılında finansman sıkıntıları nedeniyle üretimin baskılandığını hatırlatan Hepşen, şu ifadeleri kullandı:
"2025’in ikinci yarısından itibaren şantiyelerdeki hızlanma zaten sahada hissediliyordu. Maliyet belirsizliğinin görece azalmasıyla yarım kalan projeler hızlandı ve 2024'teki yavaşlama 2025'te telafi edildi. Ancak üretim artışı tek başına finansal dayanıklılığı anlatmıyor; bu ayrımı yapmak önemli."
Hepşen, 2026 yılı için daha dengeli bir seyir beklediğini belirterek, kentsel dönüşüm ve deprem bölgesi yatırımlarının üretim seviyesini koruyacağını vurguladı.
Ertelenmiş İhtiyaç Üretime Yansıdı
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz ise bina inşaatındaki yüzde 8,4'lük artışın, konut talebinin canlılığını koruduğunu gösterdiğini dile getirdi. Sektörün ekonominin lokomotifi olma rolünü pekiştirdiğini söyleyen Ekiz, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu veriler, ertelenmiş ihtiyacın üretime yansıdığını açıkça ortaya koyuyor. 2026'da büyümenin devam etmesini bekliyoruz ancak finansmana erişim ve arsa maliyetleri sektörün hızını belirleyen ana unsurlar olmaya devam edecek."
Sektör temsilcileri, yakalanan bu ivmenin kalıcı olması için sürdürülebilir finansman modellerinin ve planlı üretimin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

