Enerji koridorundaki bu hareketliliğin arkasında, ABD ile İran arasında doğrudan çatışmaya dönüşen askeri hamleler yer alıyor. Amerikan ordusu Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilerin güvenliğini gerekçe göstererek İran hedeflerine yönelik geniş çaplı hava operasyonlarını sürdürüyor. Buna karşılık Tahran yönetimi, Kuveyt ve Ürdün'de yer alan Amerikan askeri üslerini insansız hava araçlarıyla hedef alarak mühimmat depoları ile lojistik merkezlerini vuruyor. İki taraf arasındaki gerilim nükleer altyapı tesislerinin çevresine kadar uzanırken, bölgedeki stratejik noktaların zarar görmesi arz güvenliğine dair endişeleri doğrudan körüklüyor.
Stratejik Su Yollarında Abluka Alarmı Ve Sevkiyat Riskleri
Akdeniz ve Hint Okyanusu'nu bağlayan kritik su yollarındaki güvenlik açığı sadece Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmıyor. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı ekseninde Yemenli gruptan gelen deniz ablukası hamleleri, tanker trafiğini olumsuz etkiliyor. Suudi Arabistan limanlarına yönelen ticari gemilere yönelik yapılan uyarılar sonrası çok sayıda tanker rotasını değiştirmek zorunda kaldı. Ticari gemilerin uzun hatları dolaşmak zorunda kalması ve nakliye risklerinin artması, navlun maliyetleriyle birlikte petrolün varil fiyatına doğrudan prim olarak yansıyor. Bölgedeki askeri tırmanış sönümlenmediği sürece enerji fiyatlarındaki bu yukarı yönlü baskının devam etmesi bekleniyor.

