Dava süreci, bir mühendisin iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiği iddiasıyla başladı. Davacı işçi, kendisine zimmetlenen cep telefonunun içerisindeki veriler temizlenmeden elinden alındığını ve mesajlarının izinsiz okunduğunu belirterek; tazminat haklarının yanı sıra manevi tazminat talebiyle yargıya başvurdu. Şirket yönetimi ise savunmasında, telefonun iş amaçlı verildiğini, yapılan incelemede çalışanlar ve patron hakkında hakaret içerikli yazışmalar tespit edildiğini öne sürerek davanın reddini istedi.
Yerel Mahkemeden Özel Hayatın Gizliliği Vurgusu
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, işverenin sunduğu gerekçeleri yerinde bulmadı. Mahkeme heyeti, işverenin çalışana ait özel mesajlaşmaları okuma, bunları tutanak altına alma ve bir fesih dayanağı olarak kullanma yetkisinin bulunmadığına hükmetti. WhatsApp mesajlarının izinsiz incelenmesini "özel hayatın gizliliğinin ihlali" olarak değerlendiren mahkeme, işçinin hem tazminat haklarını almasına hem de manevi tazminat kazanmasına karar verdi.
İstinaf ve Yargıtay Kararı Onadı
Şirketin itirazı üzerine dosya önce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne, ardından Yargıtay’a taşındı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını usul ve esas bakımından hukuka uygun buldu. Son aşamada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını yerinde bularak oy birliğiyle onadı. Bu kararla birlikte, şirket telefonlarında dahi olsa kişisel yazışmaların denetlenerek işten çıkarma gerekçesi yapılamayacağı hukuken tescillenmiş oldu.

