Silica sisteminin temelinde, saniyenin katrilyonda biri hızındaki "femtosaniye" lazer darbeleri yer alıyor. Bu teknoloji, verileri camın derinliklerine "voxel" adı verilen üç boyutlu pikseller şeklinde işliyor. Manyetik bantlar veya mevcut sabit disklerin aksine camın moleküler yapısını değiştiren bu yöntem, veriyi dış etkenlere karşı çok daha dirençli kılıyor. Lazerlerin hızı o kadar yüksek ki, on femtosaniyenin bir dakikaya oranı, bir dakikanın evrenin yaşına oranına denk bir hassasiyetle çalışıyor.
Atomik Hassasiyetle Veri Yazımı
2023 Nobel Fizik Ödülü’ne de konu olan lazer teknolojisi, ışığın atom ve moleküller içindeki elektron hareketlerini yakalayacak kadar hassas bir odaklama sunuyor. Lazer ışınları camın içine odaklandığında, metrenin milyonda birinden daha küçük alanlarda yapısal değişimler gerçekleştiriyor. Bu sayede camın şeffaf yapısına zarar verilmeden, katmanlar halinde devasa miktarda veri kodlanabiliyor.
Yüksek Kapasite ve Enerji Verimliliği
Araştırma ekibi, Silica projesiyle verinin yazılmasından hata düzeltme süreçlerine kadar tüm aşamaları kapsayan bir teknolojik platform geliştirdi. Ekip şu an iki farklı yöntem üzerinde çalışıyor:
Mikroskobik Patlama Yöntemi: Milimetreküp başına 1,59 gigabit gibi yüksek bir depolama yoğunluğu sunuyor.
Kırılma İndisi Yöntemi: Saniyede 65,9 megabit veri yazma hızına ulaşıyor ve lazer sayısının artırılmasıyla bu hızın daha da yukarı taşınması planlanıyor.
Geleceğin Veri Merkezleri: Isıya ve Neme Dayanıklı Cam
Onlarca yıllık araştırmanın sonucunda sanayiye uygun hale getirilen ultra hızlı lazerler, veri merkezlerindeki enerji verimliliği sorununa da çözüm sunmayı hedefliyor. Isıya, neme ve manyetik alanlara karşı tam koruma sağlayan cam depolama birimleri, veri kaybı riskini minimize ederek "geleceğin kütüphanesi" olarak nitelendiriliyor.

