Taşhan’ı dünya üzerindeki diğer tüm kervansaraylardan ayıran ve "Malatya Vesikası" olarak literatüre geçmesini sağlayan en önemli özellik, giriş kapısı üzerinde yer alan eşsiz kitabesidir. Selçuklu mimarisinin bu nadide parçasında; orta kısımda Arapça (Selçuklu), sol tarafta Ermenice ve sağ tarafta ise Süryanice yazıtlar bulunuyor. Türk-İslam sanatında farklı kültür ve inançları aynı taş üzerinde buluşturan bu birleştirici yapı, Anadolu’nun kadim hoşgörü iklimini günümüze ulaştıran tarihi bir belge niteliği taşıyor.
Hekimhan İlçesine Adını Veren Hekim: Ebu Salim
Kervansarayın inşa süreci, Anadolu Selçuklu Sultanı I. İzzettin Keykavus dönemine (1210-1219) dayanıyor. Yapı, dönemin en ünlü tıp insanlarından biri olan Ebu Salim bin Ebu'l Hasan El-Malatî tarafından inşa ettirilmiştir. İlçe merkezine adını veren "Hekimhan" ismi de bizzat bu hanı yaptıran hekimden (Han-ı Hekim) gelmektedir. Tarihi kaynaklar, yapının asırlar boyunca kervanların uğrak noktası olduğunu ve 17. yüzyılda Osmanlı döneminde kapsamlı bir bakımdan geçirilerek işlevini sürdürdüğünü kaydediyor.
Selçuklu Mimarisinin İhtişamlı Detayları
Mimari yapısı itibarıyla iki ana bölümden meydana gelen Taşhan, kare formdaki avlusu, avlu çevresine dizilen odaları ve kapalı bölümleriyle dikkat çekiyor. Günümüzde Hekimhan ilçe merkezinde tüm görkemiyle ayakta duran bu tarihi yapı, Anadolu’daki Selçuklu taş işçiliğinin en kıymetli örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem tarih meraklıları hem de kültür turizmi için kritik bir nokta olan Taşhan, bölgenin en önemli turistik değerleri arasında yer alıyor.

