Cerrahi operasyonun başarıyla noktalanmasının ardından sürece dair detayları paylaşan Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, yürütülen çalışmaların arkasındaki temel motivasyon kaynağını aktardı. Uluslararası arenada tıp merkezlerinin ikili veya üçlü eşleştirmelerin ötesine geçmekte zorlandığını, dörtlü kombinasyon ve üzerindeki tüm büyük adımların sadece kendi enstitülerinde hayat bulduğunu anımsatan Prof. Dr. Yılmaz, hedeflerinin hiçbir zaman istatistiksel bir başarı ya da dünya rekoru kırmak olmadığını ifade etti. Deneyimli bilim insanı, esas gayelerinin organ bekleme listelerinde gün sayan ve her geçen an hayattan kopma noktasına gelen çaresiz insanlara somut bir şifa kapısı aralamak olduğunun altını çizdi.
İki Ağır Hastanın Kurtuluşu İçin Dev Eşleştirme Modeli Geliştirildi
Tarihe geçen bu dev operasyon zincirinin aslında bir zorunluluktan ve insani bir ihtiyaçtan doğduğunu belirten Prof. Dr. Sezai Yılmaz, listenin en üst sıralarında yer alan iki hastanın sağlık durumunun kritik bir evreye girdiğini vurguladı. Bu iki ağır hastanın hayata tutunabilmesi için gereken biyolojik doku uyumunun, mevcut donör havuzunda ancak sekizli bir takas şeması kurulmasıyla çözülebileceği saptandı. Tamamen hastaların yaşam hakkını korumak adına kurgulanan bu tıbbi satranç hamlesi sayesinde, durumu en ağır olan bireyler de dahil olmak üzere tüm alıcılar aynı anda sağlığına kavuştu. Ameliyathaneden gelen olumlu sonuçların ardından tüm sağlık personelinin büyük bir gurur ve manevi huzur yaşadığını belirten enstitü yönetimi, bu başarının Türkiye'nin bilimsel gücünü dünyaya bir kez daha kanıtladığını aktardı.

