Esnafı asıl isyan ettiren durum ise yıkım kararındaki çelişkili iddialar oldu. Yeşilyurt Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sedat Taşdemir ve bölge esnafı, tahliye kararı verilen dükkanların az hasarlı ya da hasarsız grupta yer aldığını belirtiyor. Buna karşın, aynı cadde üzerinde bulunan ve ağır hasarlı olduğu öne sürülen bir zincir market binasına hiçbir şekilde dokunulmaması bardağı taşıran son damla oldu. Hak sahipleri, rezerv alan ilan edilerek modern bir çarşı yapılmasına karşı olmadıklarını ancak yıkım kararlarında adaletsizlik yapıldığını savunuyor. Ağır hasarlı devasa bir binanın koruma altına alınmış gibi yerinde bırakılması, akıllarda soru işaretleri oluştururken bölgedeki güvensizlik hissini de tırmandırıyor.
Yeşilyurt Rezerv Alan Çalışmalarında Çifte Standart İddiası
Bölgedeki ticari belirsizlik yerel esnafın geleceğe dair plan yapmasını imkansız kılıyor. Kendilerine tebligat ulaşmasına rağmen yıkımın ne zaman başlayacağı, tahliye sonrasında nerede faaliyet gösterecekleri konusunda hiçbir resmi kurumdan bilgi alamadıklarını dile getiren dükkan sahipleri muhatap bulamamaktan şikayetçi. Yetkililerin sadece süre tanıyıp tahliye istemesi, alternatif bir geçici ticaret alanı veya konteyner gösterilmemesi esnafı çaresizliğe sürüklüyor. Deprem felaketinin ardından ayakta kalma mücadelesi veren esnaflar, plansız ilerleyen bu sürecin kendilerini tamamen yok etmesinden endişe duyuyor.
Bölge esnafı, devletin alacağı kararlara saygı duyduklarını ancak adalet ilkesinin zedelenmemesi gerektiğini vurguluyor. Dönüşüm projesi kapsamında eğer bir yıkım gerçekleştirilecekse, bunun ayrım gözetmeksizin caddedeki tüm yapıları kapsamasının etik bir zorunluluk olduğu belirtiliyor. Hak sahipleri, bir dükkana veya markaya ayrıcalık tanınarak sağlam yapıların yıkılmasını kabul etmeyeceklerini ifade ediyor. Malatya'daki ilgili idari birimlerden ve yetkililerden, çifte standart iddialarına net bir açıklama getirmesi ve esnafa acilen ticaretlerini sürdürebilecekleri somut bir yer göstermesi talep ediliyor.

