Paris yönetiminin öncülük ettiği bu hamle, yalnızca tek bir siyasi figürle sınırlı kalmadı. Beş ülkenin diplomatik ortaklığıyla hazırlanan yaptırım paketi, Filistinlilerin mülklerini gasp eden, yerel halkı göçe zorlayan ve bölgedeki sivil istikrarı baltalayan organize yapıları da doğrudan hedef alıyor. Sosyal medya üzerinden sürece dair stratejik detayları paylaşan Bakan Barrot, Batı Şeria’da sömürgecilik faaliyetlerinin dozunu artıran ve radikal eylemleri fonlayan kurumların üst düzey yöneticileri ile şiddet yanlısı çok sayıda İsrail vatandaşının da kara listeye alındığını belirtti.
Beşli Koalisyondan Tel Aviv’e Çok Sert Ortak Muhtıra
Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Norveç Dışişleri Bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiri, uluslararası hukukun çiğnenmesine karşı batılı müttefiklerin sabrının tükendiğini açıkça ortaya koyuyor. Bölgede uzun süredir devam eden cezasızlık kültürüne dikkat çeken diplomatik metinde, radikal yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik insan hakları ihlallerinin artık görmezden gelinemeyeceği vurgulandı. Ortak açıklamada, bazı radikal grupların İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında korumasız sivillere saldırdığı, bu durumun iki devletli çözüm vizyonunu ve bölgesel barış umutlarını tamamen dinamitlediği ifade edildi.
Avrupalı ve okyanus aşırı ortaklar, Tel Aviv hükümetine çağrıda bulunarak Batı Şeria’daki şiddet olaylarının faillerinin ivedilikle yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Resmi makamların bu ihlallere karşı sessiz kalmaması ve saldırgan kurumlara karşı caydırıcı önlemler alması gerektiği belirtilirken, sahada somut bir değişim olmaması halinde çok daha ağır yaptırımların masaya geleceği sinyali verildi. Filistin devletinin varlığını korumanın ve her iki halk için de güvenli bir gelecek inşa etmenin tek yolunun adil bir barıştan geçtiğini hatırlatan bakanlar, uluslararası toplumun ezici çoğunluğunun bu yıkıcı politikalara karşı tek ses olmaya devam edeceğini altını çizerek ilan etti.

