Cuma saatinin yaklaşmasıyla birlikte Mescid-i Aksa’ya açılan tarihi kapılarda ve sur içi sokaklarında asker ve polis varlığı belirgin şekilde arttırıldı. Yollara kurulan kontrol noktaları ve alan çevresine yerleştirilen takviye ekipler, bölgedeki geçişleri sıkı denetim altında tuttu. Geçtiğimiz dönemlerde bölgesel çatışmalar ve güvenlik gerekçeleri ileri sürülerek uzun süre ibadete kapatılan ve ardından tekrar açılan kutsal mabet, bu tür kısıtlamaların gölgesinde dahi binlerce kişiyi ağırlamayı sürdürüyor.
Bölgesel Anlaşmalar ve Kutsal Mekânın Hukuki Statüsü
Uluslararası boyutu bulunan tarihi mutabakatlar çerçevesinde, Mescid-i Aksa’nın yönetim yetkisi ile idari sorumluluğu Ürdün İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yürütülüyor. Ancak sahadaki askeri kontrol ve giriş çıkışlardaki fiziki engellemeler, bölge halkının ibadet özgürlüğünü doğrudan etkiliyor. Özellikle Batı Şeria ve Gazze bölgelerinden Kudüs’e geçerek cuma namazına katılmak isteyen Filistinlilere uygulanan kapsamlı izin protokolleri ve giriş yasağı uygulamaları uzun süredir devam ediyor.
Engellemelere Rağmen Süren Manevi Dayanışma
Ulaşım zorluklarına ve aşamalı kontrol mekanizmalarına karşın kutsal mekâna ulaşmayı başaran cemaat, avluda omuz omuza saf tuttu. Yıllardır süregelen siyasi ve askeri gerilime rağmen her hafta tekrarlanan bu tablo, bölge halkının kutsal mekânla kurduğu kopmaz bağı ve toplumsal dayanışmayı temsil ediyor. Kudüs’teki dini mirasa sahip çıkma arzusu, uygulanan tüm güvenlik çemberlerine ve coğrafi kısıtlamalara rağmen Müslümanları Mescid-i Aksa çatısı altında birleştirmeye devam ediyor.

