COP31 hazırlıklarını ODTÜ İklim Merkezi bünyesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli yürüttüklerini belirten Salihoğlu, Türkiye'nin konferans için belirlediği 9 ana temadan birinin doğrudan okyanus ve denizler olduğunu ifade etti. Akdeniz ve Karadeniz gibi bölgesel denizlerde iklim etkilerine karşı somut aksiyonlar geliştirilmesini önerdiklerini dile getiren Salihoğlu, "Antalya gibi bir kıyı şehrinde yapılacak konferansta denizlerin odak noktası olması, Türkiye’nin uluslararası ölçekte öncü bir rol üstlenmesini sağlayacaktır" dedi.
Üniversiteler Bilgiyi Eyleme Dönüştürecek
İklim zirvelerinin artık sadece devletlerin müzakere alanı olmaktan çıktığını kaydeden Salihoğlu, üniversitelerin sivil toplum ve sanayi ile köprü kurma görevini üstlenmesi gerektiğini belirtti. ODTÜ’nün teknik katkılarının yanı sıra "İklim Elçileri Programı" ile öğrencilerin de konferansta aktif rol alacağını bildiren Salihoğlu, üniversitenin kendi bünyesinde hazırladığı ve sıfır karbonlu kampüs modelini hedefleyen İklim Eylem Planı'nı da COP31 platformunda dünyaya tanıtmayı amaçladıklarını söyledi.
Kararlardan Çok Uygulama Öne Çıkacak
İklim müzakerelerindeki en temel sorunun alınan kararların sahaya yansıtılamaması olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Barış Salihoğlu, Türkiye’de yapılacak zirvenin bu döngüyü kırma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Bakanlığın da uygulama odaklı bir yaklaşım sergilediğini belirten Salihoğlu, "Burada kazanılacak tecrübe ve kurulacak iş birliği altyapısı, Türkiye'yi sonraki süreçlerde çok daha güçlü bir konuma taşıyacak ve ülkemizi sıfır karbon hedefine bir adım daha yaklaştıracaktır" değerlendirmesinde bulundu.

