Uzman analizlerine dayanan araştırmaya göre, Çin’in Gaolan Limanı’ndan hareket eden beş büyük gemi, Tahran yönetimi için adeta bir "lojistik can damarı" oluşturdu. İran bandıralı Hamouna, Barzin, Shabdis ve Rayen isimli gemiler limanlara yanaşırken, beşinci gemi Zardis’in ise açık sular üzerinde bekleyişini sürdürdüğü saptandı. Gemilerin içeriğinde, katı yakıtlı balistik füzelerin üretiminde kilit rol oynayan "sodyum perklorat" maddesinin bulunduğu değerlendiriliyor.
Askeri Kapasitede Dev Artış: Ay Boyunca Günde 30 Füze
Sevkiyatın devasa hacmi, Tahran’ın askeri gücünde doğrudan bir çarpan etkisi yaratacak nitelikte. Uzmanlar, gelen malzemenin yaklaşık 785 adet yeni balistik füze üretimi için yeterli olduğunu öngörüyor. Bu durum, yoğun baskı altındaki İran’ın, çatışma bölgelerinde bir ay boyunca her gün 10 ile 30 arasında füze ateşleme kabiliyetini korumasına imkan tanıyacak. Eski ABD Hazine yetkilisi Miad Maleki, bu tabloyu İran’ın envanterdeki açığı kapatma çabası olarak nitelendiriyor.
Hayalet Gemiler ve Yanıltıcı Rotalar
Uluslararası yaptırımlara rağmen gerçekleştirilen bu sevkiyatların takibi atlatmak için sofistike yöntemlere başvurduğu belgelendi. ABD, İngiltere ve AB’nin kara listesinde bulunan İran Devlet Denizcilik Hatları’na (IRISL) bağlı gemilerin, yol boyunca otomatik takip sistemlerini (AIS) kapattığı tespit edildi. Varış noktalarını kağıt üzerinde "Vietnam" gibi farklı ülkeler olarak gösteren gemilerin, rotalarını gizlice doğrudan İran limanlarına çevirdiği ortaya çıktı. Çin ise bu süreci "ticari kimyasal satışı" adı altında yöneterek uluslararası baskılara karşı diplomatik bir kalkan oluşturuyor.

