Al-Kheetan, Lübnan makamlarından alınan verilere dayanarak, mart ayının başından bu yana en az 111’i çocuk olmak üzere toplam 886 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. İsrail ordusunun kentsel alanlarda düzenlediği operasyonların tüm konut binalarını yerle bir ettiğini vurgulayan Sözcü, aynı aileden çok sayıda sivilin bu saldırılarda topluca yaşamını yitirdiğine dikkat çekti. Bu durumun uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde ciddi endişeler doğurduğu ifade edildi.
Tahliye Emirleri Zorla Yerinden Etme Suçu Teşkil Edebilir
İsrail'in Lübnan genelinde genişlettiği "tahliye emirleri" de BM'nin gündemindeydi. Al-Kheetan, bu talimatların uluslararası hukukça yasaklanan "zorla yerinden etme" eylemine dönüşebileceği konusunda uyardı. Halihazırda 1 milyondan fazla insanın evini terk etmek zorunda kaldığı Lübnan'da, ailelerin sokaklarda derme çatma çadırlarda ağır hava koşullarıyla mücadele ettiği belirtildi. Özellikle Beyrut sahil şeridinde açıkta kalan sivillere yönelik saldırıların "savaş suçu" teşkil edebileceği vurgulandı.
Gazze Benzetmesi Kabul Edilemez
İsrailli yetkililerin, "Lübnan’ı Gazze gibi yapma" yönündeki tehdit dolu söylemlerinin kabul edilemez olduğunu belirten BM Sözcüsü, bu tür açıklamaların kara harekatının genişletilmesi kararıyla birleşince halk arasında derin bir korku yarattığını ifade etti. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün çatışmaların derhal durdurulması ve insani yardımın artırılması yönündeki çağrısı da toplantıda bir kez daha yinelendi.

