Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisinin mevcut 4,5G altyapısına oranla 10 kat daha hızlı veri aktarımı sağladığını ifade etti. Ultra düşük gecikme süreleri ve aynı anda çok sayıda cihazın bağlanabilme kapasitesi sayesinde, Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde merkez üssü haline geleceğini belirtti. Bu teknolojinin otonom sürüş sistemlerinden akıllı fabrikalara, uzaktan eğitimden sağlıkta devrim yaratacak yeniliklere kadar geniş bir yelpazede hayatı kolaylaştırması hedefleniyor.
Yerli ve Milli Üretim Şartı
5G’ye geçiş sürecinde yerlilik oranlarına büyük önem verildiğini kaydeden Uraloğlu, işletmecilere kademeli olarak yüzde 60’a varan yerli malı ve yüzde 30’a varan milli haberleşme ürünü kullanma zorunluluğu getirildiğini açıkladı. 16 Ekim 2025’te gerçekleştirilen yetkilendirme ihalesiyle Hazine’ye 3 milyar 534 milyon dolarlık bir kaynak aktarıldığını hatırlatan Bakan, 5G hizmetlerinin 2042 yılı sonuna kadar yerli üretim vizyonuyla sürdürüleceğini dile getirdi.
İki Yıl İçinde Tüm Türkiye Kapsama Alanında
Stratejik bir plan dahilinde 2019 yılından bu yana İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde deneme izinlerinin verildiğini söyleyen Uraloğlu, havalimanları ve stadyumlar gibi sembolik noktalarda başlayan sürecin genele yayılacağını duyurdu. "5G hizmetlerini iki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diyen Uraloğlu, Türkiye’nin bu teknolojik hamleyle küresel arenada oyun kurucu aktör olma yolunda kararlı adımlarla ilerlediğini sözlerine ekledi.

