Dönemin Milli Emniyet Hizmeti (MAH) Reisi Ziya Selışık’ın imzasını taşıyan emir yazısında, Humeyni’nin Türkiye’deki varlığına dair çarpıcı güvenlik önlemleri dikkat çekiyor. Belgede, Humeyni’den "İranlı misafir" olarak bahsedilirken, yürütülecek tüm gizli haberleşmelerde ve şifreli yazışmalarda kendisi için "Belli" takma adının kullanılması talimatı veriliyor. Bu kod adı, o dönemde yürütülen operasyonun gizlilik derecesini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bursa’da Güvenli Ev Hazırlığı
Yayımlanan istihbarat raporuna göre, 4 Kasım 1964’te Türkiye’ye getirilen Humeyni’nin Bursa’da ikamet etmesine karar verilmiş. İstanbul Merkez Şefliği’ne gönderilen talimatta; misafirin konaklayacağı evin tanzimi ve ilgili tüm süreçlerin bizzat "Bursa Yuva Amirliği" tarafından yönetileceği belirtiliyor. Rapor, hazırlıkların hem yazılı hem de sözlü direktiflerle en üst düzeyde koordine edildiğini ortaya koyuyor.
Koleksiyonda Yerini Aldı
Ayetullah Humeyni, 5 Ekim 1965 tarihine kadar yaklaşık bir yıl boyunca MİT’in gözetiminde Türkiye’de kalmıştı. MİT tarafından paylaşılan bu belge, teşkilatın geçmişten günümüze tuttuğu kayıtların şeffaflık politikası çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılmasının bir parçası olarak nitelendiriliyor. Belge, Humeyni'nin Türkiye günlerinin kurumsal bir disiplin ve sıkı bir takip altında geçtiğini resmi olarak tescilliyor.

