İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta konuşlu İranlı Kürt muhalif grupların Tahran'a karşı yeni bir cephe açmasını önlemede ve ülkeyi bölme planlarını boşa çıkarmada 'çok etkili bir rol oynadığını' ifade etti. Röportaj, Pakistan’ın arabuluculuğuyla Haziran ayında ABD ve İran arasında imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nın çökmesi sonrasında hazırlanmıştı. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası bir kara harekatı için Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden figürlerle iletişime geçtiğini iddia etti.
Mart ayında yapılan açıklamalarda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran’ın etnik veya dini fay hatlarını tetikleyerek bir iç savaş çıkarma girişimlerinin 'büyük bir hata' olacağını vurdu. Fidan, ABD yönetiminin Kürt gruplarını vekil unsur olarak kullanması ve bu durumu 'telafi etmemek' gerektiğini belirtti. Ayrıca, Trump’un Kürtlerin savaşa girmesi olasılığını 'elediğini' söyleyen açıklamaları da dikkate alınarak, Türkiye’nin bu süreçteki pozisyonu eleştirilmiştir.
Reuters ve New York Times’ta yayımlanan haberlerde, İranlı Kürt gruplarının ABD desteğiyle İran'a yönelik sınır ötesi askeri operasyon hazırladıkları iddiası yer aldı. Ancak Türkiye ve ABD, bu iddiaları resmi olarak doğrulamadı. Arakçi, İran’ın bölünmesini destekleyen Rıza Pehlevi’yi hedef alarak, ülkenin merkezinde şah olarak hüküm sürmesi karşılığında sınır bölgelerinin bölünmesine razı olduğunu iddia etti. Bu iddialara ilişkin kanıt sunulmadı.

Trump, 8 Mart’ta Air Force One uçağında gazetecilere verdiği röportajda, Kürtlerin savaşa girmesi olasılığını 'elediğini' belirterek, 'Kürtlerin zarar görmesini ya da öldürülmesini istemiyorum' diye konuştu. Fox News’ten nisan ayında çıkan mülakatta ise, Trump ‘Kürtler aracılığıyla çok sayıda silah gönderdik' şeklinde ifade etti. Bu açıklamalar, Türkiye’nin bu konuda daha fazla etkinlik gerektiren durumlarda bulunmasının gerekliliğini gösterdi.
Savaşın dördüncü günü, Arakçi, İran’ın ABD ve İsrail ile savaşırken IKBY'den herhangi bir tehdit gelirse buna sert karşılık vereceğini uyarıda bulundu. Türkiye’nin bu süreçteki rolüne dikkat çeken Arakçi, 'Bu ortak çabalar, İran’ı bölme ve iç karışıklık yaratma komplosunun başarısız olmasını sağladı' diyerek, Türkiye’nin politika ve stratejik etkinliklerinin etkisini vurguladı. Bu durum, bölgesel güvenlik düzenini şekillendirme açısından önemli bir adım oldu.

