Geçmiş dönemlerde hayata geçirilen anayasal reformlar ve cezai yaptırımların sıkılaştırılmasına yönelik yasal mevzuatları hatırlatan Bakan Gürlek, yargı süreçlerinde artık failler için hiçbir açığın bırakılmadığını ifade etti. Kasten yaralama eylemlerinin doğrudan tutuklama gerekçesi sayılması, faillerin cezadan kaçmasını sağlayan iyi hal indirimlerinin tamamen ortadan kaldırılması ve ısrarlı takibin başlı başına ağır bir suç tipi olarak ceza kanununa eklenmesi gibi hamlelerin adli saha sonuçlarını paylaştı. Şiddet mağduru kadınların kendilerini adliye saraylarında yalnız hissetmemeleri adına barolar vasıtasıyla ücretsiz avukat desteği sağlandığını anlatan Gürlek, 6284 sayılı koruma kanununun kusursuz işletilmesi adına ihtisaslaşmış özel tedbir mahkemelerinin devrede olduğunu aktardı.
Türkiye Genelinde Güçlendirilen Adli Altyapı ve Psikososyal Koruma Kalkanı
Şiddet vakalarına bakan yargı mensuplarının kurumsal kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen aile içi şiddet soruşturma bürolarının etki alanı her geçen gün genişliyor. Adalet Bakanı, şu an itibarıyla seksen bir şehirde yer alan üç yüzü aşkın adliyede bu özel büroların mesai harcadığını, önümüzdeki süreçte ise bu birimlerin sayısını daha da artırarak Cumhuriyet savcılarının ilgili alanda tam bir uzmanlığa ulaşmasını sağlayacaklarını kaydetti. Mağdur kadınların ve çocukların ifade verme süreçlerinde ikincil bir travma ya da örselenme yaşamamaları adına tasarlanan adli görüşme odalarının da yaygınlaştığına dikkat çeken Gürlek, bu odalarda yüz yetmiş binden fazla beyan alındığını dile getirdi.
Adli süreçlerin yalnızca hukuki değil, derin bir psikolojik boyutu olduğunu kabul eden bakanlık, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin kapasitesini de rekor seviyeye ulaştırdı. Ülke genelinde yüz seksen ayrı noktada faaliyet yürüten bu müdürlükler aracılığıyla bugüne kadar iki buçuk milyondan fazla vatandaşa profesyonel psikososyal destek sağlandı. Gelecek dönem vizyonunu içeren Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde kadın haklarının korunmasının en öncelikli maddeler arasında yer aldığını belirten Bakan Gürlek, bu bütüncül mücadelenin sadece kanunlarla değil, Milli Eğitim'den Sağlığa kadar her kurumun ortak refleks geliştirmesiyle başarıya ulaşacağını söyledi ve adaletin kapısının şiddet gören her kadına ardına kadar açık olduğunu yineledi.

